DC LAW PARTNERSMersin
Boşanmada Nafaka 2026: Tam Rehber | DC Law Partners Mersin
Mersin Hukuk Bürosu — Aile Hukuku

Boşanmada Nafaka 2026: Tam Rehber

Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası — şartları, miktarı, artış formülü ve ödenmezse ne olur. Yargıtay kararlarıyla Mersin'e özel güncel rehber.

Güncel: 2026
Okuma süresi: ~15 dk
Kapsam: TMK 169, 175, 182 + Yargıtay

Nafaka, boşanma sürecinin hem en çok merak edilen hem de en çok yanlış anlaşılan konusudur. "Nafaka sadece kadına verilir", "çocuk 18 yaşına girince nafaka otomatik kesilir" ya da "anlaşmalı boşandık, artık nafaka istenemez" gibi yaygın yanlışlar hak kayıplarına yol açmaktadır. Bu rehberde nafakanın üç türünü — tedbir, iştirak ve yoksulluk — yasal dayanakları ve Yargıtay içtihadıyla birlikte, Mersin uygulamasındaki pratik yansımalarıyla ele alıyoruz.

01

Nafaka Nedir? Türlere Genel Bakış

Nafaka, boşanma sürecinde ya da sonrasında ekonomik olarak zayıf konumdaki eşin veya çocukların geçimini güvence altına almak amacıyla hükmedilen yasal yükümlülüktür. Türk hukukunda üç temel türü vardır.

Tedbir

Dava Süresince

Boşanma davası açıldığı andan kesinleştiği güne kadar eş ve çocukları geçici olarak koruyan nafaka türüdür. Kusur aranmaz; hâkim re'sen hükmedebilir.

TMK m. 169
İştirak

Çocuk İçin

Velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkısıdır. Kamu düzenine ilişkindir; hâkim talep olmadan da hükmedebilir.

TMK m. 182/2
Yoksulluk

Eş İçin

Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eşin talep edebileceği süresiz nafakadır. Talep üzerine hükmedilir; hâkim re'sen veremez.

TMK m. 175

Her iki eş de — kadın ya da erkek — koşulları oluştuğunda bu nafaka türlerini talep edebilir. "Nafaka sadece kadına verilir" anlayışı hukuken yanlıştır; Yargıtay nafakanın cinsiyetten bağımsız, ihtiyaca ve kusur dengesine göre belirleneceğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.

Hızlı cevap

Boşanmada üç nafaka türü vardır: tedbir nafakası (dava süresince, TMK 169), iştirak nafakası (çocuk için, TMK 182), yoksulluk nafakası (eş için, TMK 175). Her iki eş de koşullara göre tüm türleri talep edebilir. Kusur aranması türden türe farklılık gösterir.

02

Tedbir Nafakası — Dava Süresindeki Geçici Koruma

Tedbir nafakası, boşanma davası açıldığı andan kararın kesinleştiği güne kadar devam eden geçici bir koruma önlemidir. Hâkim, tarafların talebi olmasa dahi re'sen hükmedebilir.

Hukuki dayanağı TMK madde 169'dur. Bu madde hâkime, dava süresince eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakımına ilişkin gerekli tüm önlemleri re'sen alma yükümlülüğü yükler. Tedbir nafakasının en önemli özelliği, kusur değerlendirmesi yapılmamasıdır. Dava henüz sonuçlanmadığından tarafların kusur durumu kesinleşmemiştir; bu nedenle tam kusurlu bulunan eş bile tedbir nafakası alabilir.

Tedbir nafakası, dava açıldığı tarihten itibaren geriye dönük işletilir. Boşanma kararı kesinleştiğinde bu geçici nafaka mahiyet değiştirerek duruma göre yoksulluk nafakasına ya da iştirak nafakasına dönüşür. Dava reddedilirse ya da feragatle sonuçlanırsa tedbir nafakası ileriye dönük olarak sona erer.

Tedbir nafakası boşanma davası içinde talep edildiğinde ayrıca harca tabi değildir. Dava süresince ihtiyaç olgusunun değişmesi hâlinde her aşamada yeniden talep edilebilir ya da mevcut miktar artırılabilir.

Hızlı cevap

Tedbir nafakası dava açılışından kesinleşmeye kadar sürer, kusur aranmaz, hâkim re'sen hükmedebilir. Boşanmada ayrıca harca tabi değildir. Karar kesinleşince yoksulluk veya iştirak nafakasına dönüşür; dava reddedilirse sona erer.

Çekişmeli boşanma davası ve tedbir tedbirleri rehberi
03

İştirak Nafakası — Çocuk İçin Ödenen Nafaka

İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine gücü oranında katılmasıdır. Kamu düzenine ilişkindir; önceden feragat edilemez.

TMK madde 182/2 uyarınca hâkim, tarafların talebi olmasa dahi iştirak nafakasına hükmedebilir. Anlaşmalı boşanma protokolünde "iştirak nafakası talep edilmeyecektir" yazılmış olması, ilerleyen dönemde bu nafakanın istenmesine hukuken engel değildir; zira iştirak nafakası çocuğun hakkıdır ve taraflarca önceden feragat edilemez.

İştirak nafakasında belirleyici olan çocuğun ihtiyacı ile velayeti almayan ebeveynin ekonomik gücüdür. Hâkim bu ikisini denge içinde değerlendirir: nafaka, çocuğun asgari yaşam ihtiyaçlarını karşılamalı, ancak yükümlü ebeveynin ekonomik mahvına da yol açmamalıdır.

Konu Kural
Talep zorunluluğuHâkim re'sen hükmedebilir; talep şart değil
Kusur koşuluAranmaz; çocuğun üstün yararı esastır
FeragatÖnceden feragat geçersizdir; kamu düzenidir
SüreÇocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar (eğitim devam ediyorsa yardım nafakasına dönüşebilir)
Her çocuk içinAyrı ayrı belirlenir ya da toplu miktar yazılabilir
ArtışProtokolde/kararda belirtilen TÜFE/ÜFE oranında; yoksa artırım davası gerekir

Çocuk 18 yaşını doldurduğunda iştirak nafakası kendiliğinden sona erer. Ancak eğitimi devam ediyorsa çocuğun bizzat açacağı yardım nafakası davası (TMK m. 364) aracılığıyla destek alması mümkündür. Bu dava velayeti alan ebeveyn tarafından değil, 18 yaşını dolduran çocuğun kendisi tarafından açılmalıdır.

Anlaşmalı boşanma protokolünde "iştirak nafakası talep edilmemektedir" yazan bir madde, ilerleyen yıllarda çocuk adına nafaka davası açılmasını engellemez. Kamu düzenine ilişkin bu hak, taraflarca önceden feragat edilemez. Bu konuda protokol düzenlenirken özellikle dikkatli olunması gerekir.
Hızlı cevap

İştirak nafakası kamu düzenine ilişkindir; önceden feragat edilemez, hâkim re'sen hükmedebilir. Çocuk 18 yaşını doldurunca sona erer; eğitim devam ediyorsa çocuğun açacağı yardım nafakası davası gündeme gelir. Kusur aranmaz, çocuğun üstün yararı esastır.

04

Yoksulluk Nafakası — Boşanma Sonrası Eş Nafakası

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eşin, diğer eşten mali gücü oranında talep edebileceği süresiz nafakadır.

TMK madde 175 kapsamında yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: boşanmanın gerçekleşmiş olması, talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceği, talep eden eşin kusuru daha ağır olmaması ve diğer eşin mali gücünün bulunması.

Yoksulluk koşulu pratikte geniş yorumlanmaktadır. Yargıtay'a göre yoksulluk, yalnızca hiç geliri olmayanları değil, asgari ücret seviyesinde veya altında geliri bulunanları da kapsar. Uzun evlilik süresince belirli bir yaşam standardına alışmış eşin bu standardın çok altına düşmesi de yoksulluk olarak değerlendirilebilir. İş bulma kapasitesi de dikkate alınır: yaşı ilerlemiş, eğitim düzeyi düşük ya da sağlık sorunu olan eşin iş bulma güçlüğü nafaka lehine yorumlanır.

Kusur koşulu belirleyicidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına göre yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için talep eden eşin boşanmaya sebep olan olaylarda en azından eşit kusurlu olması gerekir. Tam kusurlu olan eş, mali durumundan bağımsız olarak yoksulluk nafakası talep edemez.

Yoksulluk nafakası süresizdir; ancak belirli koşulların gerçekleşmesiyle sona erer: nafaka alan eşin yeniden evlenmesi, fiilen evlilik dışı birliktelik yaşaması, ölümü ya da mali durumunun iyileşerek yoksulluktan çıkması. Bu koşullar oluştuğunda nafaka yükümlüsü nafakanın kaldırılması davası açabilir.

Boşanma davasında talep edilmemiş olması hak düşürücü değildir: TMK madde 178 uyarınca boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir dava açılarak yoksulluk nafakası istenebilir. Bu süre hak düşürücü süre olduğundan kaçırılmamalıdır.

Hızlı cevap

Yoksulluk nafakası: boşanma, yoksulluğa düşme, eşit ya da daha az kusurlu olma ve diğer eşte mali güç — dört koşul birlikte aranır. Tam kusurlu olan talep edemez. Boşanmada istenmemişse, kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde ayrı davayla talep edilebilir. Süresizdir.

Boşanmada kusur değerlendirmesi ve nafakaya etkisi
05

Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Nafaka miktarı için kesin bir matematiksel formül yoktur. Hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, çocuğun ihtiyaçlarını ve hakkaniyet ilkesini birlikte değerlendirerek takdir yetkisiyle belirleme yapar.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihadına göre nafaka miktarı; nafaka borçlusunu ödeme güçlüğüne düşürmemeli, nafaka alacaklısını ise asgari yaşam standardının altında bırakmamalıdır. Bu iki uç arasındaki denge, dosyaya özgü koşullarda hâkimin takdiriyle kurulur.

Miktarın belirlenmesinde mahkemenin başvurduğu temel araç Sosyal ve Ekonomik Durum Araştırması (SED)'dır. Zabıta aracılığıyla her iki tarafın geliri, mal varlığı, kiracı mı ev sahibi mi olduğu, çocuk sayısı ve yaşam standardı araştırılır. Tarafların beyanı ile SED sonuçları arasındaki tutarsızlıklar hâkim tarafından dikkate alınır.

Nafaka türü Miktarı belirleyen başlıca etkenler
Tedbir nafakası Tarafların alışkın olduğu yaşam standardı, borçlunun geliri, dava süresi tahmini
İştirak nafakası Çocuğun yaşı ve ihtiyaçları, eğitim giderleri, velayeti almayan ebeveynin geliri
Yoksulluk nafakası Alacaklının ihtiyacı ve çalışma kapasitesi, borçlunun mali gücü, evlilik süresi, kusur dengesi

Uygulamada gizli gelir sorunu sıkça karşılaşılan bir durumdur. Serbest meslek sahibi ya da şirket ortağı olan nafaka borçlularının gelirlerini kâğıt üzerinde asgari ücret seviyesinde göstermesi, nafaka miktarının hakkaniyet dışı düşük belirlenmesine yol açabilir. Bu durumda banka hesap dökümleri, kredi kartı ekstreler, gayrimenkul varlıkları ve SGK primleri delil olarak mahkemeye sunulmalıdır.

Hızlı cevap

Nafaka miktarı kesin formülle değil, hâkimin takdiriyle belirlenir. SED araştırması temel veriyi oluşturur. Borçluyu ekonomik mahva uğratmamalı, alacaklıyı asgari standardın altına düşürmemeli. Gizli gelir tespiti için banka dökümleri ve kredi kayıtları delil olarak sunulabilir.

06

Nafaka Artış Formülü: TÜFE ve Yargıtay İçtihadı

Nafaka artış formülü, 2026 yılı ekonomik koşullarında en kritik nafaka kararlarından biridir. Formülün eksikliği her yıl ayrı dava açılmasına, formülün doğru belirlenmesi ise yıllarca süren uyuşmazlıkların önlenmesine yol açar.

Yargıtay'ın 2024–2025 kararlarında benimsediği standart yaklaşım, nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık ortalama TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) oranında artırılmasıdır. Bazı dosyalarda ÜFE ile TÜFE'nin ortalaması da kullanılmaktadır.

Önerilen Artış Formülü — Yargıtay içtihadına uygun
"Nafaka her yıl Ocak ayında, TÜİK tarafından açıklanan bir önceki yılın 12 aylık TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır."

Bu formül protokole ya da mahkeme kararına yazılmadığında ne olur? Nafaka sabit kalır, enflasyon nedeniyle reel değeri erir ve nafaka alacaklısı her yıl yeni bir nafaka artırım davası açmak zorunda kalır. Bu durum hem maddi hem de zaman açısından ciddi bir yük oluşturur. 2026 ekonomik koşullarında, artış formülü olmadan belirlenen bir nafakanın bir yıl içinde satın alma gücünün önemli ölçüde azaldığını pratikte sıkça gözlemlemekteyiz.

Artış formülü talep üzerine belirlenir; hâkim kendiliğinden artış oranı belirleyemez. Bu nedenle hem anlaşmalı boşanma protokollerinde hem de çekişmeli davalardaki nafaka taleplerinde artış oranının açıkça istenmesi kritik önem taşır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre, protokolde "nafaka artırımından feragat edilmiştir" yazılmış olması bile ekonomik koşulların esaslı biçimde değişmesi hâlinde nafaka artırım davası açılmasını engellemez. Geleceğe yönelik doğmamış haktan feragat edilemez ilkesi burada geçerlidir.

Hızlı cevap

Yargıtay standardı: nafaka her yıl TÜİK 12 aylık TÜFE ortalaması oranında artırılır. Bu formül talep üzerine belirlenir; protokolde ve kararda açıkça yazılmalıdır. Formül yoksa her yıl ayrı artırım davası gerekir. Protokolde feragat yazılmış olsa bile koşullar değişirse artırım davası açılabilir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka artış düzenlemesi
07

Nafaka Artırım ve Azaltım Davası

Nafaka kararları kesin hüküm değildir. Tarafların ekonomik durumunun esaslı biçimde değişmesi hâlinde miktarın artırılması ya da azaltılması mahkemeden talep edilebilir.

TMK madde 176/4 bu imkânı açıkça düzenler: tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde nafaka miktarı artırılabilir ya da azaltılabilir. Her iki taraf da bu davayı açabilir; nafaka alacaklısı artırım, borçlusu ise azaltım ya da kaldırma davası açar.

Artırım davası için başvurulabilecek başlıca gerekçeler şunlardır: enflasyon nedeniyle nafakanın reel değerinin erimesi, çocuğun büyümesiyle artan ihtiyaçları (okul, kurs, sağlık giderleri), borçlunun gelirinin önemli ölçüde artması (terfi, şirket büyümesi), barınma maliyetlerindeki olağanüstü yükseliş.

Azaltım ya da kaldırma davası için başvurulabilecek gerekçeler: nafaka borçlusunun işsiz kalması ya da ekonomik durumunun ciddi biçimde kötüleşmesi, nafaka alacaklısının gelir elde etmeye başlaması, çocuğun velayetinin el değiştirmesi. Yargıtay, borçlunun kendi iradesiyle işten ayrılması ya da kasıtlı olarak gelirini düşürmesi gibi durumları azaltım için geçerli sebep saymaz.

Nafaka artırım ve azaltım davaları basit yargılama usulüne tabidir; bu davaların adli tatilde de görülmesi mümkündür. Görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme ise nafaka alacaklısının yerleşim yeri aile mahkemesidir (TMK m. 177).

Hızlı cevap

Nafaka kararları değiştirilebilir. Artırım için: enflasyon, artan çocuk giderleri, borçlunun gelirinin yükselmesi. Azaltım için: işsizlik, alacaklının gelir elde etmesi. Basit yargılama usulüne tabidir, adli tatilde görülür. Yetkili mahkeme alacaklının yerleşim yeri aile mahkemesidir.

08

Nafaka Ödenmezse Ne Olur? İcra ve Tazyik Hapsi

Nafaka, Türk hukukunda en güçlü korunan alacaklar arasındadır. Ödenmemesi hâlinde hem icra hem de ceza hukuku yaptırımları devreye girer.

Kesinleşmiş nafaka kararı doğrudan ilamlı icra takibine konulabilir. İcra ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde ödeme yapılmazsa maaş haczi işletilir. Nafaka alacakları, maaş haczinde birinci sırada öncelik hakkına sahiptir; diğer borçların haczinden önce nafaka kesintisi yapılır. Maaş haczi yetmezse banka hesapları ve diğer mal varlıkları da hacze konu edilebilir.

🚫
Tazyik hapsi (İİK m. 344): İcra takibine rağmen güncel aylık nafakayı ödemeyen borçlu hakkında, alacaklının icra ceza mahkemesine şikâyetiyle 3 aya kadar tazyik hapsi kararı verilebilir. Bu ceza para cezasına ya da ertelemeye çevrilemez. Borç ödendikten sonra tahliye gerçekleşir; ancak 3 ay yatmak, birikmiş nafaka borcunu ortadan kaldırmaz.

Tazyik hapsi için önemli koşullar: icra takibinin kesinleşmiş olması, şikâyet hakkının nafakanın muaccel olduğu tarihten itibaren 3 ay içinde kullanılması ve en az bir aylık güncel nafaka borcunun bulunması gerekmektedir. Birikmiş (geçmiş) nafaka borçları için tazyik hapsi istenemez; bu borçlar için yalnızca icra takibi yolu açıktır.

Nafaka alacakları 10 yıllık zamanaşımına tabidir. On yılı aşkın ödenmeyen nafaka için yasal işlem başlatılamaz. Bu nedenle uzun süre nafaka takibinde bulunmayan alacaklıların zamanaşımı riskini göz önünde bulundurması gerekir.

Hızlı cevap

Nafaka ödenmezse: ilamlı icra takibi → maaş ve mal varlığı haczi → 3 aya kadar tazyik hapsi (para cezasına çevrilmez). Tazyik hapsi için şikâyet, nafaka muaccel olduktan itibaren 3 ay içinde yapılmalıdır. Nafaka alacakları 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

09

Nafakanın Sona Erme Halleri

Her nafaka türünün sona erme koşulları farklıdır. Bu koşulların gerçekleşmesi otomatik sona erişi değil, çoğu durumda mahkemeden kaldırma kararı alınmasını gerektirir.

Nafaka türü Sona erme hâlleri
Tedbir nafakası Davanın kesinleşmesi (başka türe dönüşür), davanın reddi veya feragat
İştirak nafakası Çocuğun 18 yaşını doldurması, evlenmesi, ölümü; borçlunun ölümü (mirasçılar devam etmez)
Yoksulluk nafakası Alacaklının yeniden evlenmesi, fiilen başkasıyla birlikte yaşaması, ölümü; borçlunun ölümü; mali durumun iyileşmesi (kaldırma davası gerekir)

"Evlilik dışı birliktelik" koşulu özellikle dikkat gerektirmektedir. Yargıtay, fiilen bir başkasıyla evlilik dışı birlikte yaşayan kişinin yoksulluk nafakasını yitirdiğini istikrarlı biçimde hükmetmektedir; ancak bu birlikteliğin ispatı nafaka yükümlüsüne aittir. Tanık beyanları, sosyal medya paylaşımları ve adres kayıtları bu ispatta kullanılabilecek araçlar arasındadır.

Nafaka yükümlüsünün ölümü hâlinde iştirak ve yoksulluk nafakası mirasçılara geçmez; nafaka yükümlülüğü sona erer. Ancak borçlunun ölümünden önceki döneme ait ödenmemiş nafaka alacakları, tereke alacağı olarak mirasçılardan talep edilebilir.

Hızlı cevap

Yoksulluk nafakası: yeniden evlenme, fiili birliktelik, ölüm veya yoksulluktan çıkmayla sona erer — çoğu hâlde mahkeme kararı gerekir. İştirak nafakası: çocuğun 18 yaşını doldurmasyıla sona erer; borçlunun ölümüyle mirasçıya geçmez. Fiili birlikteliğin ispatı nafaka borçlusuna aittir.

10

Uygulamada Sık Sorulan Sorular

Mersin'deki danışmanlık süreçlerimizde nafaka konusunda en sık karşılaştığımız sorular ve kısa yanıtlar.

"Çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir mi?"
Evet. Asgari ücret düzeyinde ya da altında gelir elde eden eş, Yargıtay içtihadına göre yoksul sayılabilir. Evlilik boyunca alışkın olunan yaşam standardıyla karşılaştırıldığında ciddi düşüş yaşandığında yoksulluk koşulu oluşabilir. Her dosya kendi koşullarında değerlendirilir.

"Anlaşmalı boşandık, nafaka isteyebilir miyim?"
Protokolde nafakadan feragat edilmemişse evet, talep edilebilir. Yoksulluk nafakası boşanmadan itibaren 1 yıl içinde ayrı dava açılarak istenebilir. İştirak nafakasından ise önceden feragat edilemez; protokolde ne yazarsa yazsın kamu düzeni gereği talep hakkı devam eder.

"Erkek eş nafaka alabilir mi?"
Evet. Her iki eş de koşulları oluştuğunda tüm nafaka türlerini talep edebilir. Yargıtay nafakanın cinsiyetten değil, ihtiyaç ve kusur dengesinden kaynaklandığını yerleşik içtihadında vurgular.

"Nafaka ödenmezse yurt dışına çıkış yasağı gelir mi?"
Doğrudan nafakaya bağlı otomatik bir yurt dışı yasağı mekanizması yoktur. Ancak nafaka icra takibinden doğan borç için alacaklı mahkemeden ihtiyati tedbir talep edebilir; bu tedbir yurt dışı çıkış yasağı da içerebilir. Ayrıca tazyik hapsi kararıyla özgürlük kısıtlaması söz konusu olabilir.

"Nafaka artırım davası açmak için bekleme süresi var mı?"
Kanunda belirli bir bekleme süresi öngörülmemiştir. Ancak Yargıtay, nafakanın hükmedilmesinin üzerinden çok kısa bir süre geçmeden açılan artırım davalarında "esaslı değişiklik" koşulunun henüz gerçekleşmediğini gerekçesiyle davayı reddedebilir. Uygulamada nafakanın hükmedilmesinden en az 1 yıl geçmesi önerilir; ancak çocuğun artan ihtiyaçları ya da borçlunun önemli gelir artışı gibi somut değişiklikler daha erken dava açılmasını haklı kılabilir.

Pratik özet: Nafaka kararları ilk belirlenmeden çok daha uzun vadeli sonuçlar doğurur. Artış formülünü karardan/protokolden baştan almak, her yıl dava açma yükünü ortadan kaldırır. İştirak nafakasından önceden feragat etmek hukuken geçersizdir. Yoksulluk nafakası boşanmadan 1 yıl içinde talep edilmezse bu hak düşer.
Nafaka davası masrafları ve avukatlık ücreti

Nafaka, boşanma sürecinin mali boyutunun en belirleyici unsurudur. Doğru türde, doğru miktarda ve artış formülüyle birlikte talep edilmeyen nafaka, sonraki yıllarda pek çok yeni davaya zemin hazırlar.

Mersin Aile Mahkemesi'nde yürüttüğümüz davalarda gözlemlediğimiz şudur: nafaka konusunda yapılan küçük bir strateji hatası — artış formülünü protokole yazmamak, yoksulluk nafakasını 1 yıllık süre içinde talep etmemek ya da iştirak nafakasından geçersiz biçimde feragat etmek — yıllarca süren yeni hukuki uyuşmazlıklara dönüşmektedir. Nafaka taleplerini doğru kurmak için alanında deneyimli bir Mersin boşanma avukatı ile görüşmenizi öneririz.

Nafaka Hakkınızı Birlikte Değerlendirelim

Mersin'de nafaka talebinizi doğru kurmak, artış formülünü belirlemek veya mevcut nafakanızı güncellemek için DC Law Partners ile iletişime geçin.

İletişime geçin

Bu makale hukuki tavsiye niteliği taşımaz, somut durumunuz için avukata danışınız.