DC LAW PARTNERSMersin
Anlaşmalı Boşanma 2026: Şartlar, Protokol ve Süreç | DC Law Partners Mersin
Mersin Hukuk Bürosu — Aile Hukuku

Anlaşmalı Boşanma 2026: Şartlar, Protokol ve Süreç

Türkiye'nin en hızlı boşanma yolu olan anlaşmalı boşanmada nelere dikkat etmeli, protokol nasıl hazırlanmalı, velayet ve nafaka nasıl düzenlenmeli — Mersin Aile Mahkemesi uygulamasıyla güncel rehber.

Güncel: 2026
Okuma süresi: ~16 dk
Kapsam: TMK 166/3

Anlaşmalı boşanma, eşlerin nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi tüm konularda önceden uzlaşarak aile mahkemesine birlikte başvurduğu ve tek celsede sonuçlanabilen en hızlı boşanma yoludur. TMK madde 166/3 kapsamında yürütülen bu dava, doğru hazırlanmış bir protokol ile Mersin'de ortalama 1–3 ay içinde kesinleşebilir. Ancak uygulamada pek çok çift, protokoldeki küçük bir eksiklik ya da muğlak bir ifade nedeniyle hem davanın ertelenmesiyle hem de kesinleşme sonrasında yıllarca süren yeni hukuki uyuşmazlıklarla karşılaşmaktadır. Bu rehberde anlaşmalı boşanmanın koşullarını, protokolde ne yazılması gerektiğini, hâkimin neye baktığını ve sık yapılan hataları ele alıyoruz.

01

Anlaşmalı Boşanma Nedir? Çekişmeliden Farkı

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma konusunda ortak iradeye vararak boşanmanın tüm hukuki sonuçlarını önceden protokole bağladığı ve hâkimin bu protokolü onaylamasıyla gerçekleşen boşanma türüdür.

Çekişmeli boşanmadan temel farkı şudur: çekişmeli davada taraflar aralarındaki meseleleri — kim ne kadar kusurlu, çocuk kimde kalacak, nafaka ne kadar olacak — mahkeme önünde tartışır ve hâkim karar verir. Anlaşmalı davada ise bu konular dava açılmadan önce çözüme kavuşturulur ve hâkim yalnızca uzlaşmanın geçerliliğini ve adaletini denetler.

Anlaşmalı Boşanma Çekişmeli Boşanma
Süre1–3 ay8 ay – 3 yıl
Duruşma sayısıGenellikle tek celse4–6+ celse
MaliyetDaha düşükDaha yüksek
MahremiyetKusur tartışılmazTüm olaylar açıklanır
KontrolTaraflar belirlerHâkim karar verir
ProtokolZorunluYok

Anlaşmalı boşanmanın en büyük avantajı, hem hız hem de mahremiyet açısından sağladığı kolaylıktır. Kusur tartışması olmadan boşanmak isteyen, geçmiş olayları mahkeme kayıtlarına geçirmek istemeyen ve süreci bir an önce kapatarak hayatına devam etmek isteyen çiftler için bu yol çoğu zaman en akılcı seçenektir.

Hızlı cevap

Anlaşmalı boşanma, eşlerin nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi tüm konularda önceden uzlaşarak mahkemeye başvurduğu en hızlı boşanma yoludur. TMK 166/3 kapsamında, doğru hazırlanmış protokolle tek celsede, 1–3 ayda sonuçlanabilir. Çekişmeli boşanmadan farkı: hâkim değil taraflar belirler.

Çekişmeli boşanma rehberi — karşılaştırmalı detaylar
02

Anlaşmalı Boşanmanın Yasal Koşulları (TMK 166/3)

TMK madde 166/3, anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için beş koşulun birlikte gerçekleşmesini şart koşar. Bu koşullardan herhangi birinin eksik olması hâlinde hâkim anlaşmalı boşanmaya hükmedemez.

En Az 1 Yıllık Evlilik

Resmi nikâh tarihinden itibaren en az 1 yıl geçmeden anlaşmalı boşanma davası açılamaz. Düğün tarihi ya da birlikte yaşama süresi bu hesaba dahil edilmez.

Birlikte Başvuru veya Kabul

Her iki eş birlikte başvurabilir ya da bir eş dava açar, diğeri duruşmada davayı kabul eder. Her iki hâlde de sonuç aynıdır.

Geçerli Protokol

Nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi konular yazılı protokole bağlanmalıdır. Eksik ya da muğlak protokol davanın reddine yol açar.

Bizzat Dinleme

Hâkim, avukat temsil etse dahi tarafları bizzat dinlemek zorundadır. İrade beyanının serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi şarttır.

Protokolün Onaylanması

Hâkim, protokolü uygun bulursa boşanmaya hükmeder. Uygun bulmadığı hususlar için değişiklik ister; taraflar kabul etmezse dava çekişmeliye dönüşür.

Önemli bir husus: evlilik 1 yılı doldurmamışsa anlaşmalı boşanma yolu tamamen kapalıdır. Bu durumda çiftlerin TMK 161–166/1-2 kapsamındaki sebeplerden birine dayanarak çekişmeli dava açmaları gerekir. Mersin'de bu tür dosyaların önemli bir bölümünde eşler anlaşmış olmasına karşın henüz 1 yılı doldurmadıkları için çekişmeli yola gitmek zorunda kalmıştır.

Hızlı cevap

Anlaşmalı boşanma için: evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya davanın kabulü, geçerli protokol, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve protokolü uygun bulması zorunludur. Bu beş koşulun tamamı birlikte gerçekleşmelidir.

Protokolü imzaladıktan sonra taraflardan biri duruşmada "razı değilim" derse hâkim davayı çekişmeli boşanmaya çevirmek zorunda kalır. Anlaşmalı süreçte tarafların her ikisinin de duruşma günü tutumunu korumak kritik önem taşır.
03

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nedir, Neden Bu Kadar Önemli?

Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın mali ve kişisel sonuçları üzerinde mutabakata vardıklarını gösteren ve hâkim onayıyla mahkeme kararının ayrılmaz parçası hâline gelen bağlayıcı bir hukuki belgedir.

Protokol, sıradan bir sözleşme değildir. Hâkim onayından geçen protokol, ilamlı bir borç senedi niteliği kazanır ve icra edilebilir hâle gelir. Nafaka ödenmezse icra takibi, mal devri yapılmazsa tapu tescili davası, velayet düzenlemesine uyulmazsa çocuk teslimi davası doğrudan bu protokole dayanılarak açılabilir.

Uygulamada en sık karşılaşılan sorun şudur: taraflar anlaşmış olmasına rağmen protokol eksik, muğlak ya da çelişkili biçimde hazırlanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararları, protokolün hâkim tarafından denetiminde nelere bakıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Özellikle velayet ve kişisel ilişki maddelerinde gün–saat–teslim yeri detaylarının eksikliği, nafaka artış formülünün belirsizliği ve mal paylaşımının "tüm konularda anlaşıldı" gibi genel ifadelerle geçiştirilmesi en sık protokol hatalarıdır.

İnternetten indirilen hazır şablonlar her dosyaya uymaz. Protokolde yapılan küçük bir hata, boşanmadan yıllarca sonra yeni bir dava açılmasına kapı aralayabilir.
Hızlı cevap

Anlaşmalı boşanma protokolü, hâkim onayıyla ilam niteliği kazanan ve icra edilebilir hâle gelen bağlayıcı bir belgedir. Eksik, muğlak veya hatalı hazırlanan protokoller davanın reddine ya da kesinleşme sonrasında yıllarca süren yeni davalara yol açabilir. Her dosyanın koşulları ayrı değerlendirilmelidir.

04

Protokolde Zorunlu Olarak Yer Alması Gerekenler

TMK madde 166/3 uyarınca protokolün boşanmanın mali sonuçlarını ve varsa çocukların durumunu kapsaması zorunludur. Bu başlıklar eksik bırakılamaz.

Protokolde mutlaka yer alması gereken başlıklar şunlardır:

  • Boşanma iradesi: Her iki tarafın TMK 166/3 uyarınca boşanmayı kabul ettiği açıkça belirtilmelidir.
  • Velayet: Ortak çocuk varsa velayetin hangi ebeveyne verileceği yazılmalıdır. Türk hukukunda ortak velayet düzenlemesi mevcut değildir.
  • Kişisel ilişki takvimi: Diğer ebeveynin çocukla görüşme gün, saat, tatil ve bayram düzenlemesi ayrıntılı biçimde yazılmalıdır.
  • İştirak nafakası: Miktarı, ödeme tarihi, ödeme yöntemi (IBAN) ve yıllık artış formülü belirtilmelidir.
  • Yoksulluk nafakası: Ödenecekse miktarı ve koşulları; talep edilmeyecekse açık feragat beyanı yer almalıdır.
  • Maddi ve manevi tazminat: Talep varsa miktarı; yoksa "tarafların birbirinden tazminat talebi bulunmamaktadır" şeklinde açık feragat beyanı.
  • Mal paylaşımı: Taşınmazlar, araçlar, banka hesapları kalem kalem düzenlenmelidir. Genel "feragat" ifadesi yeterli değildir.
  • Aile konutu: Hangi tarafın konutta kalacağı, diğerinin ne zaman taşınacağı netleştirilmelidir.

Talep edilmeyen her kalem için açık feragat beyanı zorunludur. "Tüm hususlarda anlaşıldı" gibi muğlak ifadeler hem hâkim tarafından reddedilebilir hem de ileride yeni uyuşmazlıklara zemin oluşturur. Yargıtay içtihadına göre protokolde hakkından açıkça feragat edilmeyen bir kalem için boşanmadan sonra dava açılabilir.

Hızlı cevap

Protokolde zorunlu başlıklar: boşanma iradesi, velayet, kişisel ilişki takvimi, iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, tazminat ve mal paylaşımı. Talep edilmeyen her kalem için feragat beyanı şart. "Tüm hususlarda anlaşıldı" gibi genel ifadeler hâkim tarafından kabul edilmeyebilir.

Protokolde "tarafların mal varlığından feragat ettiği" yazmak, mal rejiminden doğan tüm hakları ortadan kaldırmaz. Yargıtay, kalem kalem feragat arar. Tapu kaydındaki bir gayrimenkul, araç ya da şirket hissesi protokolde tek tek yazılmadan feragat edilmiş sayılmaz; boşandıktan sonra bu mallar için ayrı dava açılabilir.
05

Velayet ve Kişisel İlişki Düzenlemesi

Anlaşmalı boşanmada velayet ve kişisel ilişki düzenlemesi, hâkimin en titiz inceleme yaptığı bölümdür. Çocuğun üstün yararı ilkesi, tarafların protokol üzerindeki serbest iradesini bu alanda sınırlar.

Türk hukukunda ortak velayet kurumu tanınmamaktadır; velayet ebeveynlerden yalnızca birine verilir. Hâkim, protokoldeki velayet düzenlemesini çocuğun yaşı, eğitim durumu, alışkın olduğu çevre ve ebeveynlerle kurduğu duygusal bağ çerçevesinde değerlendirir. Protokolde belirlenen velayetin çocuğun üstün yararına aykırı bulunması hâlinde hâkim değişiklik yapılmasını ister; taraflar kabul etmezse dava çekişmeli boşanmaya dönüşebilir.

Kişisel ilişki takvimi ise protokolün en sık hata yapılan bölümüdür. "Baba her haftasonu çocuğu görebilir" gibi belirsiz ifadeler Mersin Aile Mahkemesi'nce kabul edilmemekte; gün, başlangıç saati, bitiş saati ve teslim yeri açıkça belirtilmesi istenmektedir. Eksiksiz bir kişisel ilişki düzenlemesinde şu detaylar yer almalıdır:

  • Hafta içi ya da hafta sonu görüşme günleri ve saatleri (başlangıç–bitiş)
  • Sömestr tatili düzenlemesi
  • Yaz tatili düzenlemesi (kaç hafta, hangi tarihler arası)
  • Dini bayramlar düzenlemesi (dönüşümlü mü, sabit mi)
  • Resmî tatil günleri
  • Çocuğun alınıp teslim edileceği yer (adres veya belirli bir nokta)
  • Yurt dışı seyahat izni konusundaki düzenleme

Kesinleşen boşanma kararından sonra koşulların esaslı biçimde değişmesi hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir. Dolayısıyla velayet düzenlemesi "boşanmayla bitti" kategorisinde değerlendirilmemelidir; ileride sorun çıkma ihtimaline karşı ayrıntılı hazırlanmış bir düzenleme uzun vadede daha koruyucudur.

Hızlı cevap

Velayet ebeveynlerden yalnızca birine verilir; ortak velayet Türk hukukunda tanınmaz. Hâkim velayet düzenlemesini çocuğun üstün yararı açısından denetler. Kişisel ilişki takviminde gün, saat ve teslim yeri mutlaka belirtilmelidir. "Baba her haftasonu görebilir" gibi belirsiz ifadeler kabul görmez.

06

Nafaka: İştirak, Yoksulluk ve Artış Formülü

Nafaka düzenlemesi, protokolün hem en kritik hem de en sık hata yapılan bölümüdür. 2026 yılı ekonomik koşullarında artış formülünün protokole eklenmemesi, kısa sürede ciddi mağduriyete yol açmaktadır.

İştirak nafakası, velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun bakım, eğitim ve sağlık giderlerine katkısıdır. Protokolde her çocuk için ayrı ayrı tutar belirlenebileceği gibi toplu bir miktar da yazılabilir. Ödeme günü, banka hesabı (IBAN) ve yıllık artış oranı mutlaka eklenmelidir. İştirak nafakası, çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar devam eder; yükseköğretim devam ediyorsa mahkeme uzatabilir.

Yoksulluk nafakası, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eşin talep edebileceği nafakadır. Anlaşmalı boşanmada taraflar yoksulluk nafakasından karşılıklı olarak feragat edebilir; ancak bu feragatın protokolde açıkça yer alması zorunludur. Feragat beyanı olmadan boş bırakılan bu başlık, kesinleşme sonrasında dava açılmasına zemin oluşturabilir.

Nafaka artış formülü, 2026 yılında özellikle kritik öneme sahiptir. Artış formülü belirlenmemiş bir nafaka, yüksek enflasyon ortamında kısa sürede değer kaybeder ve nafaka alacaklısı her yıl ayrı bir artırım davası açmak zorunda kalır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihadına uygun formül şu şekilde olabilir: "Nafaka her yıl Ocak ayında, TÜİK tarafından açıklanan bir önceki yılın 12 aylık ÜFE/TÜFE ortalaması oranında artırılacaktır."

Protokolde "nafaka artırımından feragat edilmiştir" şeklinde bir madde konulsa bile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre ekonomik koşulların esaslı biçimde değişmesi hâlinde nafaka artırım davası açılabilir. Geleceğe yönelik doğmamış haktan feragat edilemez; bu nedenle protokolde belirlenen artış formülü başlangıç için önemlidir ama kesin güvence sağlamaz.
Hızlı cevap

Protokolde iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve artış formülü ayrı ayrı belirtilmelidir. Talep edilmeyecekse açık feragat beyanı zorunludur. Artış formülü için "TÜİK ÜFE/TÜFE ortalaması" ifadesi tercih edilmelidir. Formül eksikliği her yıl ayrı artırım davası açılmasına neden olur.

Boşanmada nafaka rehberi — türler, hesaplama ve artırım davası
07

Mal Paylaşımı ve Tazminat

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı ve tazminat, protokolde en sık muğlak bırakılan ve kesinleşme sonrasında en çok davaya konu olan başlıklardır.

1 Ocak 2002 sonrasında kurulan evliliklerde yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejim kapsamında evlilik süresince edinilen mallar üzerinde her iki eşin teorik olarak eşit payı bulunur. Anlaşmalı boşanmada taraflar, bu rejimden doğan haklarını diledikleri şekilde düzenleyebilir; birinin tüm haktan feragat etmesi de mümkündür.

Ancak feragatın geçerli olabilmesi için her mal varlığının ayrı ayrı protokole yazılması zorunludur. "Tarafların birbirinden mal rejimi alacağı yoktur" gibi genel bir ifade, Yargıtay'ın aradığı kalem bazında feragat standardını karşılamaz; bu ifadeyle geçiştirilen mallar için boşanmadan sonra ayrı dava açılabilir.

Tazminat konusunda da aynı ilke geçerlidir. Anlaşmalı boşanmada taraflar birbirlerinden maddi ya da manevi tazminat talep etmeyebilir; ancak bu feragat protokolde açıkça yer almalıdır. "Tarafların birbirinden maddi ve manevi tazminat talebi bulunmamaktadır" ifadesi yeterlidir. Talep varsa miktar belirtilmelidir.

Mal paylaşımında doğru yapılacaklar: her taşınmazı tapu numarasıyla listeleyin; her araç için plaka yazın; banka hesaplarını IBAN ile belirtin; şirket hisselerini ayrıca düzenleyin; "tapu devri en geç şu tarihte yapılacaktır" şeklinde takvim ekleyin. Bu detaylar, kesinleşme sonrası icra sürecini kolaylaştırır.
Hızlı cevap

Mal paylaşımında her mal varlığı kalem kalem protokole yazılmalıdır. Genel feragat beyanı Yargıtay tarafından yeterli bulunmaz. Tazminat talep edilmeyecekse açık feragat beyanı zorunludur. Protokolde eksik bırakılan her kalem için boşanma kesinleştikten sonra dava açılabilir.

08

Dava Nasıl Açılır? Aşama Aşama Süreç

Anlaşmalı boşanma davası, yetkili aile mahkemesine dava dilekçesi ve protokolün birlikte sunulmasıyla başlar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da boşanmadan önce son 6 aydır birlikte ikamet ettikleri yer aile mahkemesidir (TMK m. 168). Mersin'de ikamet ediyorsanız Mersin Aile Mahkemesi'ne başvurursunuz.

Aşama 1
Protokolün Hazırlanması ve İmzalanması
Her iki tarafça imzalı protokol hazırlanır. En az 3 nüsha düzenlenmesi ve dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Bu aşama davanın en kritik adımıdır; protokoldeki her hata sürecin uzamasına neden olabilir.
Aşama 2
Harç ve Gider Avansının Yatırılması
2026 itibarıyla anlaşmalı boşanma davası açma harcı yaklaşık 5.000–6.000 TL, tebligat ve diğer giderler ise yaklaşık 2.000–2.500 TL civarındadır. Bu tutarlar yıllık güncellenmektedir.
Aşama 3
Duruşma Günü
Her iki eş duruşmaya bizzat katılmak zorundadır. Avukat temsil etse dahi hâkim tarafları bizzat dinler, kimlik tespiti yapar, protokol maddelerini teker teker sorar ve iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi hâlinde boşanmaya hükmeder.
Aşama 4
Kararın Kesinleşmesi
Kısa karar duruşmada tefhim edilir. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir. Tebliğden itibaren 2 haftalık istinaf süresi beklenebilir ya da taraflar bu süreden önceden feragat ederek kararı daha hızlı kesinleştirebilir.
Aşama 5
Nüfus Kaydına İşlenmesi
Kesinleşen boşanma kararı mahkemece resen nüfus müdürlüğüne bildirilir. Tarafların nüfus cüzdanlarını yenilemek için şahsen başvurmaları gerekir.
Hızlı cevap

Anlaşmalı boşanma; protokol hazırlığı, harç ödenmesi, duruşma ve kararın kesinleşmesi aşamalarından oluşur. Yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri aile mahkemesidir. Mersin'de ikamet edenler Mersin Aile Mahkemesi'ne başvurur. Eksiksiz protokolle tek celsede, 1–3 ayda sonuçlanabilir.

09

Hâkim Neye Bakar? Protokol Neden Reddedilir?

Anlaşmalı boşanmada hâkimin görevi, tarafların kendi iradeleriyle hazırladığı düzenlemenin geçerli ve adil olup olmadığını denetlemektir. Hâkim, tarafların her konuda anlaşmış olmasına rağmen protokolü reddedebilir.

Hâkimin öncelikle baktığı iki husus şunlardır: tarafların iradelerinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığı ve protokolün kanunun emredici hükümlerine ile kamu düzenine uygun olup olmadığı. Bu iki koşul sağlandığında protokol onaylanır.

Protokolün reddedildiği başlıca durumlar:

  • Ortak çocuk bulunmasına rağmen velayet düzenlemesinin hiç yapılmamış olması
  • Kişisel ilişki takviminin belirsiz ya da eksik olması (gün ve saat belirtilmemesi)
  • Nafaka feragat beyanı bulunmamasına rağmen nafaka başlığının boş bırakılması
  • Protokolde çelişkili ifadeler bulunması
  • Taraflardan birinin duruşmada iradesini serbest açıklamadığını belirtmesi
  • Protokolün çocuğun üstün yararına açıkça aykırı düzenleme içermesi
  • Kamu düzenine aykırı ya da kanunun emredici hükümlerine karşı gelen maddeler

Hâkim, protokolde değişiklik yapılmasını isteyebilir. Taraflar önerilen değişikliği kabul ederse boşanmaya hükmolunur; kabul etmezlerse dava çekişmeli boşanma usulüne göre devam eder ve süreç yıllarca uzayabilir.

Hızlı cevap

Hâkim protokolde: iradenin serbestliğini, kamu düzenine uygunluğu ve çocuğun üstün yararını denetler. Velayet ve kişisel ilişki eksikliği, muğlak nafaka düzenlemesi ve feragat beyanı olmayan başlıklar en sık red gerekçeleridir. Hâkim değişiklik isteyebilir; taraflar kabul etmezse dava çekişmeliye dönüşür.

10

Karar Kesinleştikten Sonra Ne Olur?

Anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesi, protokolün mahkeme kararının ayrılmaz parçası hâline gelmesi ve icra edilebilir nitelik kazanması anlamına gelir.

Kararın kesinleşme yolu iki şekilde gerçekleşir. Birincisi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık istinaf süresinin sessiz geçirilmesidir. İkincisi, taraflarca istinaf hakkından önceden feragat edilmesidir; bu yol kesinleşme sürecini önemli ölçüde hızlandırır.

Kararın kesinleşmesiyle birlikte şu hukuki sonuçlar doğar: evlilik hukuken sona erer; mal rejimi tasfiye olur; velayet ve nafaka kararları uygulanmaya başlar; kadının boşanmadan önceki soyadına dönmesi sağlanır. Kadının kocanın soyadını kullanmaya devam etmek istemesi için bunu boşanma davasında talep etmesi ve mahkemenin bu talebi onaylaması gerekir.

Protokolün uygulanmaması hâlinde: nafaka ödenmezse icra takibi başlatılabilir, İcra ve İflas Kanunu madde 344 uyarınca tazyik hapsi talep edilebilir. Mal devri gerçekleştirilmezse tapu tescili davası, velayet düzenlemesine uyulmazsa kişisel ilişkinin engellenmesi davası açılabilir. Tüm bu yollarda dayanak, kesinleşmiş boşanma kararı ve protokoldür.

Kesinleşme sonrasında değiştirilebilecek kararlar: velayet (koşulların esaslı değişmesi hâlinde), nafaka miktarı (artırım ya da azaltım davası) ve kişisel ilişki takvimi yargı yoluyla değiştirilebilir. Ancak maddi–manevi tazminat ve mal paylaşımına ilişkin kararlar kesinleştikten sonra artık değiştirilemez ve bu konularda yeni dava açılması mümkün değildir.

Hızlı cevap

Kesinleşen protokol ilamlı borç niteliği taşır ve doğrudan icra edilebilir. Nafaka ödenmezse icra + tazyik hapsi, mal devri yapılmazsa tapu tescili davası açılabilir. Tazminat ve mal paylaşımı kararları kesinleştikten sonra değiştirilemez; velayet ve nafaka koşulların değişmesiyle yeni davayla güncellenebilir.

11

Uygulamada Sık Karşılaşılan Durumlar

Mersin'de anlaşmalı boşanma süreçlerinde danışanlarımızın en sık yaşadığı senaryolar ve bunlara ilişkin pratik değerlendirmeler.

"Protokolü biz hazırladık, avukata gerek var mı?"
Hukuken zorunlu değildir; taraflar avukatsız da dava açabilir. Ancak uygulamada avukatsız hazırlanan protokollerin önemli bir bölümü hâkim tarafından eksik ya da muğlak bulunarak reddedilmekte ya da kesinleşmeden sonra yeni davalara zemin oluşturmaktadır. Özellikle mal paylaşımı ve nafaka artış formülü konularında Yargıtay kriterlerini karşılamak teknik bilgi gerektirir.

"Çocuk konusunda anlaşamıyoruz, anlaşmalı dava açabilir miyiz?"
Hayır. Velayet konusunda uzlaşamayan çiftler anlaşmalı boşanmadan yararlanamaz. Bu durumda çekişmeli boşanma davası açılması gerekir; velayet hâkim tarafından çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde belirlenir. Sıkça karşılaştığımız bir durumdur: velayet dışındaki her konuda anlaşmış olan çiftler, yalnızca bu başlık nedeniyle çekişmeli davaya yönelmek zorunda kalmaktadır.

"Protokolü imzaladım ama duruşmada vazgeçebilir miyim?"
Evet. Protokol imzalandıktan sonra bile taraflardan biri duruşmada boşanmak istemediğini beyan edebilir. Bu durumda anlaşmalı boşanma gerçekleşmez; hâkim davayı çekişmeli boşanmaya çevirir ya da reddeder. Protokolün imzalanmış olması, tarafı boşanmaya zorlamaz. Karar kesinleşmedikçe taraflar iradelerinden dönebilir.

"Anlaşmalı boşandık ama eşim nafakayı ödemiyor, ne yapabilirim?"
Kesinleşmiş boşanma kararında yer alan nafaka hükmü doğrudan icra edilebilir niteliktedir. İcra dairesine başvurarak nafaka icra takibi başlatılabilir. Ödeme yapılmaya devam edilmezse nafaka yükümlüsü hakkında İcra ve İflas Kanunu madde 344 uyarınca tazyik hapsi talep edilebilir. Uygulamada bu yaptırımın hatırlatılmasının bile çoğu zaman ödemeyi tetiklediğini gözlemliyoruz.

"Boşandık ama eşim protokolde yazılan evi devretmiyor."
Protokolde tapu devri taahhüt edilmişse icra yoluyla tapu tescili davası açılabilir. Tapu sicili üzerinde ihtiyati tedbir koyulması ve tapu tescilinin mahkeme kararıyla sağlanması mümkündür. Bu nedenle protokolde tapu devrinin tarihi ve koşullarının net biçimde yazılması, kesinleşme sonrası uyuşmazlık riskini önemli ölçüde azaltır.

Hızlı cevap

Anlaşmalı boşanmada en sık karşılaşılan sorunlar: avukatsız hazırlanan eksik protokoller, velayet anlaşmazlığı nedeniyle çekişmeliye geçiş, nafakanın ödenmemesi ve mal devirlerinin yapılmamasıdır. Her sorunun pratik hukuki çözümü vardır; protokol eksiksiz hazırlanırsa kesinleşme sonrası riskler en aza iner.

Anlaşmalı boşanma, tarafların belirli konularda uzlaşabilmesi hâlinde hem en hızlı hem de en az yıpratıcı boşanma yoludur. Ancak bu kolaylık, protokolün eksiksiz hazırlanmasına bağlıdır; sürecin hızı, hazırlığın kalitesiyle doğru orantılıdır.

Mersin Aile Mahkemesi'nde yürüttüğümüz anlaşmalı boşanma davalarında gözlemlediğimiz şudur: protokol doğru kurulduğunda süreç genellikle tek celsede tamamlanmakta, sorunlar ise neredeyse istisnasız protokol aşamasındaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır. Velayet takviminin muğlaklığı, nafaka artış formülünün yokluğu ve mal paylaşımının genel ifadelerle geçiştirilmesi, kesinleşmeden aylar ya da yıllar sonra yeni davalara dönüşebilmektedir.

Anlaşmalı boşanma sürecinizi planlamak ve protokolünüzü doğru hazırlamak için alanında deneyimli bir Mersin boşanma avukatı ile görüşmenizi öneririz.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünüzü Birlikte Hazırlayalım

Mersin'de anlaşmalı boşanma sürecinizi hızlı ve eksiksiz tamamlamak için DC Law Partners ile iletişime geçin. Protokol hazırlığından duruşmaya kadar tüm aşamalarda yanınızdayız.

İletişime geçin

Bu makale hukuki tavsiye niteliği taşımaz, somut durumunuz için avukata danışınız.